İS
cavdarkizi.gcc

Bütün bu savaşlar, kavgalar, silahlar..

Kış

İnce ince... Karla karışık yağmur... Önce elleri üşür insanın. Bomboş cepleri bulur hafifçe ıslanmışken. Üşümemek bir dirençtir. Hayatın buz gibi soğuğuna direnen.. Nasıl ki nefes, ölüme direnen. İnsan bedeni, hayata ellerinden daha çok inanır. Yok saymaya olan meyilinden. Kör olmanın basitliğinden. Üç maymunu sevdiğinden. Düzlem olarak kalmaya mahkumiyetinden. Bazen yüreğe mevsiminden önce gelir kış. Bütün çiçekleriniz beklenmedik bir kar yağışıyla ölür gider. Yalnız olmadığınız hissi sadece bir önyargıdır. Arkasında kocaman yalanlar saklayan. İnsan, ellerinden başlar üşümeye. Üşüme, parmak uçlarından başlayan, yüreğe uzanan...

Güz

Güzün büyüsü, gözlerimin hüznünde gizlidir. Cesareti aklında yaşayanlar değil, yüreğinde taşıyanlar bakıp görebilir. Sadece yükseklikten korkmayanlar bakabilir.

Kıyıda Yaşamak, Ahmet CEMAL

Rengimizi belli etmenin, yaşadığının ahlakını savunma yürekliliğinin bedelinin yalnızlıklarla, dışlanmalarla, en temiz ilişkilere ve duygulara çamur atılmasıyla ödendiği, buna karşılık renksizliğin, hep olduğundan farklı yüzleri sergilemenin, sevgilere, dostluklara ihanetlerin ödüllendirildiği bir ortamda, yaşadığım kentte son sevdiklerim tarafından külrengi bir yalnızlığın tam ortasında öldürüldüğümde, cinayet mahallinde ben de vardım.
Tam kıyıdaydım.
Her şeyi gördüm.

İntikam Değil Bu Sadece Adalet, Emre KALCI


Nefes alıyorsun şehrin bir ucunda, biliyorum... Aldığın nefesin yüzündeki eksik gülümsemeyle bir bağlantısı olup olmadığını düşünemiyorsun. Sen sadece kelimelere ihtiyaç duymadan, aşka değip dokunmadan; yaşadıklarını hatırlamamaya yeminli kalbinle hayatta kalmaya çalışıyorsun. Derin nefes al, bir soluk daha... Ne güzel işte ne kadar da çabuk unutuyorsun.
Bense şehrin diğer ucunda seninle bölüşemediklerimi, kelimelerle ödeşmeye çalışırken zorlanıyorum. Bazen nefes alamayacak gibi olduğumda, sadece neden artık yan yana olmadığımızı hatırlayıp, yeniden kendime doğuyorum. Eskiden üzerine bir hayat kurduğum yere, şimdi kağıttan bir ev bile yapılamıyor. Çünkü senin iyi hal kağıdın eksik... Elinde bir tek ben kalıncaya dek sürmesini istediğim hikayen artık eksik... Senin gözlerin kuru, yaşın eksik... Gerçeğe hayalle ihanet eden suçlu bir şairin son sözüne dokunmaktır aşk... Anladım, senin şiirin eksik...
...
Emre Kalcı

Devamı...
Malina

Malina

"...Mutsuzluktan kaçmak isteyenin yapması gereken tek şey, her defasında birkaç gün sonra son vermektir. Eğer biri sizi gerçek anlamda mutsuz kılmamışsa, o zaman mutsuzluk duymak, o kişinin arkasından ağlamak olanaksızdır. Kimse arkadan birkaç saat geçtikten sonra en genç ya da en yakışıklı erkeğin, en iyi ya da en akıllı erkeğin arkasından artık ağlamaz. Ama tam bir gevezeyle, budalalığı tartışma götürmez biriyle, en tuhaf alışkanlıkların tutsağı olan, iğrenç bir karaktersizle geçirilen altı ay, gerçekten güçlü ve akıllı kadınları bile sarsıntılara sürüklemiş, intihara değin götürmüştür..."
...

Devamı...
Frida Kahlo

Sevmekten Ne Zaman Vazgeçtim?

Kötü günümde yanımda olmadığın zaman vazgeçtim.
Canın sıkıldığında benimle paylaşmadığını, kırılacak veya tedirgin olacak olsam bile düşüncelerini açıkça söylemediğini anladığım zaman vazgeçtim.
Bana yalan söylediğini anladığım zaman vazgeçtim.
Gözlerime baktığında kalbinle bakmadığını ve bana hala söylemediğin şeyler olduğunu hissettiğimde vazgeçtim.
Her sabah benimle uyanmak istemediğini, geleceğimizin hiçbir yere gitmediğini anladığım zaman vazgeçtim.
Düşüncelerime ve değerlerime değer vermediğin için vazgeçtim.
Ağrılarımı dindirecek sıcak sevgiyi bana vermediğinde vazgeçtim.
...

Devamı...
Baba, Oğul ve Kutsal Roman

Baba, Oğul ve Kutsal Roman

Bir röportajında kendisine yöneltilmiş "suçluluk kompleksi" hakkındaki soruya verdiği yanıttan bir alıntı; "Yine günümüzdeki ortama dair bence önemli bir gönderme daha var kitapta. “Herkesin bildiği bir kötülüğün yok sayılması, hiçbir şey olmamış gibi hayatın devam etmesi” ve “unutuşun gölgeleri arasında yok olmak”. İnkar, geçmişinden kaçmak, yok saymak, yalan söylemek ve yanıltmak yaşanılan anı kirletiyor, zehirliyor. Masumiyet hepimizin ihtiyacı olan yegane değer. Ama bedeli çok ağır; bunu ödemeye de kimse yanaşmıyor. Belki bir gün... Ben her şeye rağmen ilerlemeye inanıyorum. Çünkü başka türlü varolmaya devam etmek mümkün değil." Röportajın tamamı

Devamı...







Gölgesizler, Hasan Ali TOPTAŞ

“Göz göre göre yok olmuştu o; kendi görünürlüğünün derinliklerine çekilmişti. Her gün her yerde karşılaşılacaktı eskisi gibi, sesi işitilip kokusu duyulacak, ama asla ona ulaşılamayacaktı. Herhalde kendi varlığına karışarak yok olmak en akıllıca yöntemdi. Belki de bu yüzden delirmişti Cennet’in oğlu; kendini kendine gömebilmesi için delirmesi, delirmesi için de herkesten akıllı davranması gerekmişti.”

Hayat Absürttür

Albert Camus

"Ben yoksul ve dinsiz doğdum, mutlu bir göğün altında, insanın, karşısında düşmanlık değil uyum hissettiği bir doğanın içinde. Dolayısıyla kopuşla değil bütünlük duygusuyla yola çıktım."

"Entellektüel mi? evet. Ve asla vazgeçmemek. Entelektüel = ikiye bölünen kişi. Hoşuma gidiyor bu. İkisi de olmaktan hoşnutum. Birleşebilir mi acaba? Uygulama meselesi. Denemek gerek. Şu anlama geliyor. Zekayı küçümserim = kuşkularıma katlanamam. Gözlerimi açık tutmayı yeğlerim."

Ben Kimim?

Hiçlikler içinde kanayan yürek
Yokluklar içinde savaşan beden
Boşluklar içinde karışan zihin
Güçlükler içinde değil miyim?

Yoksa... Yoksa...

Her ihanete akıl erdiren
Her cehalete kılıf uyduran
Her esarete fiyat biçtiren
Sen değil de ben miyim?

Yalanlar içinde doğruyu bulan
Cayanlar içinde sözünde duran
Satanlar içinde ayak direyen
Yananlar içinde değil miyim
Her adalete duvar ördüren
Her cesarete kilit vurduran
Her asalete boyun eğdiren
Sen değil de ben miyim

Candan Erçetin

Bir başıma yaşadığım bir yüksekliğin en ucundayım;
İnemiyorum,
Yaşayamıyorum,
Ölemiyorum.
Tezer Özlü

"Onun yalnızlığı kişiler arası kopukluktan kaynaklanan bir şey değildi. Bir ruh içi yalnızlığıydı onunki. Kendi ruhunun içinde yalnızdı. Atılmış, yabancı. Kabuğuyla çekirdeği arasında ışık yılları. O, dışına çıkamayacağını anlamış, kabullenmişti. Asıl ona ulaşmaya, kabuğunu kırmaya, çekirdeğine dokunmaya çalışanların durumu hazindi. Işık yıllarını hesaplayamayanların. "
Murathan Mungan
[Kibrit Çöpleri]