Vahşetin Belgesi
Vahşetin Belgesi
Tüm Hayatım Nereye Gitti?
Hayata Yeniden Tutunmak
Kahraman mı Katil mi?
Sağlam Kalan Bina
Şehrin En Büyük Binası
Felaketin Renkli Resmi
Saldırıdan Geriye Kalanlar
Hiroşima Saati
Hiroşima - Nagazaki
Küçücük çocukların kanları, masum insanların cansız bedenleri üzerine kurulmuş bir egemenlik kimleri mutlu ediyor?
Para, hırs, iktidar, güç ve daha nice "hiçlik" için insan ne kadar "kötü"leşebilir?
Kötülüğün sınırları nedir?
İnsan ne zaman insan olmaktan çıkar?
İnsan, kendi türüne, diğer canlılara ve tüm doğaya, dünyaya bilerek kötülük yapabilen tek canlıdır.
Kız Çocuğu
Saçlarım tutuştu önce,
Gözlerim yandı kavruldu.
Bir avuç kül oluverdim,
Külüm havaya savruldu.
Nazım Hikmet Ran - 1956
"Öncelikle savaşın mantığı, savaşan insanın ahlakı, vicdanı değişmişti. Sonrasında dayatılan Soğuk Savaş
da bu yeni zihniyet üstüne bina edildi. Bütün bunlar için Hiroşima ve Nagazaki'de 300 bine yakın insan
kurban edildi. Başkan Truman'ın dediği gibi 'bilim tarihinin en büyük kumarı'nı oynadılar ve kazandılar
'iki milyar dolarlık bir kumar!' İşte bu zihniyet, savaş sonrası dünyayı kuran. Ve işte dünya..."
"Hiroşima'da bir sabah kalabalığın arasında oturan bir Japon vardı ki, çene kemiği aynı benimki gibi
sıkıca kenetleniyor, sonra biraz gevşeyip tekrar kenetleniyor, yüz kasları aynı benimki gibi kasılıyor,
aynı benim mimiklerimi yapıyor, gözlerini fal taşından da öte açmaya çalışıyor, sonra kırpıştırıyordu.
Giderek daha da kızaran gözlerimle görüyordum ki, bu yaşlı adamın gözleri giderek daha da kızarıyordu.
Sonra, sonra... O kızarıklığı yatıştırmak, yangını söndürmek için sanki, bütün gayretine rağmen
gözyaşları sızıyor, sızıyordu. Tarih 6 Ağustos 2001'di, saat 08:15'e doğru ilerliyordu, kalabalık 50 bin
kişiydi."
"Japonlar yaşlarını bence genellikle göstermiyorlar. O kızaran gözlü adam da göstermiyordu.
Ama en azından 60 vardı. Amerikalıların Hiroşima'ya atom bombasını atışının 56. yılını anmaktaydık orada.
Biz sadece anıyorduk, o ise aynı zamanda hatırlıyordu; suratında bu hatırlayış, daha doğrusu,
hatırlayış değil de, hiç unutamayış ve unutmayış vardı. Keder yoktu ama. Reklam panolarındaki,
tanıtım broşürlerindeki gülümseyen Japon kızlarından eser de yoktu suratında. Bütün o gülümsemelerden
daha sevecen, daha davetkâr, daha yumuşak, daha ümit verici, daha güven telkin edici bir şey vardı
suratında. Bir de çocukluk günlerinden kalma bir özellik, bir görünüm, bir anlam vardı.
Bir çocuk derinliğiyle bakıyor, bir çocuğun gözlerinden akan yaşlar en az altmışında bir adamın
yanaklarından süzülüyordu. Bu suratlardan çok vardı. Kendine kapalı, hiç renk vermeyen suratlar,
mütebessim suratlar, kızgın suratlar, ağlayan suratlar, ağladığını belli etmeyen suratlar,
mendilli suratlar, yelpazeli suratlar... Amerikalıların 1945'te Hiroşima'dan üç gün sonra Nagazaki'ye
ikinci atom bombasını atmalarını anmak için 9 Ağustos'ta saat 11:02'yi beklerken de gördüm aynı suratlardan."
"Bu suratların sahiplerine `hibakuşa' deniyor, yani atom bombasından kurtulanlar.
Oysa ne şanslıydı Hiroşimalılar 6 Ağustos 1945'e kadar. Amerikan B-29 bombardıman uçakları
Japonya'nın neredeyse bütün şehirlerini tam anlamıyla yerle bir etmişti. Tokyo en büyük hasarı görmüş,
taş üstünde taş kalmamıştı. Bir günde 500 uçağın saldırısına uğradığı bile olmuştu."
Atlas Dergisi, Mart 2002, 108. Sayı
(Çalan parça : Kız Çocuğu / Söz: Nazım Hikmet, Müzik: Zülfü Livaneli, Seslendiren: Sevingül Bahadır)
Kaynaklar
http://www.defterk.com/haber_detay.asp?haberID=1368
http://www.webhatti.com/garip-olaylar/489838-daha-once-gormediginiz-fotograflarla-hirosima-cehennemi-detay-konu.html
http://www.pchayat.com/Haber/CepMobil/21746/Fotograflarla-Hirosima-Drami
http://www.livaneli.net/vitrin.asp?kn=muz,a&id=34